![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() asi arslan |
Son Aktivitesi: 05-16-2012 11:00 PM
Hakkımda
- asi arslan Hakkında
- Yaşam Öyküsü
- "Lüzumsuz söz ve hareketi terk etmek, insanın iyi bir Müslüman olduğuna delildir."
- Mekanı
- adana
- İlgi Alanları
- ..................
- Mesleği
- işletmeci
- Kan Grubu
- a poz
-
İmza
- Zordur benimle yürümek.
Bunu benimle yola çıkanlar bilir, hepsi yarı yolda gittiler.
Suç kimde (?)
Ben zoru seviyorum, onlar sevmiyor.
Yapacak bi şey yok.
...Suçum var mı ? tabi ki var.
"Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam"
Adam mı ? Son Adam 1938 ' de ÖLdü!!!!!!!!
Uzaklardasın şimdi, dünya kadar
Duymadım ki sesini, ömür kadar
Belki görmem yüzünü, ölene kadar
Eğer bir gün görmezsem..
Seni yeniden şu hayatta
Bilmeni isterdim bir şeyi
Söylemek isterdim bir şeyi
Seni ne çok sevdiğimi
Seni neden sevdiğimi
Seni nasıl sevdiğimi...........
- Zordur benimle yürümek.
Blog
View asi arslan's BlogYeni Basliklar
Latest Entry
Etiket Etiketlenmemiş
[Image]
Hükümdar Timur hapse düşer bir gün,
ve umudunu yitirir.
Allah’ın işi bu ya, karıncayla karşılaşır,
yâda karınca azmini Timur’un gözüne sokar!
Bir buğday tanesidir karıncanın hikâyesi.
Kendinden kat kat büyük bir buğday tanesini
yuvasına ulaştırmak için her gün çabalar durur,
defalarca defalarca dener.
Yorulunca yuvasına gider biraz dinlenir,
sabah...
Hükümdar Timur hapse düşer bir gün,
ve umudunu yitirir.
Allah’ın işi bu ya, karıncayla karşılaşır,
yâda karınca azmini Timur’un gözüne sokar!
Bir buğday tanesidir karıncanın hikâyesi.
Kendinden kat kat büyük bir buğday tanesini
yuvasına ulaştırmak için her gün çabalar durur,
defalarca defalarca dener.
Yorulunca yuvasına gider biraz dinlenir,
sabah...
Etiket Etiketlenmemiş
Acelesi oldugunu onu görür görmez anlamistim. Saganak halinde yagan
yagmura
aldiris etmiyor, ezilmis haline ragmen saga sola kosuyordu. yanina
sokularak:
"Hayrola teyzecigim" dedim "Bir derdiniz mi var?...Sicak bir
tebessümle,
"Buralarin yabancisiyim evladim. Hastane tarafina gidecek bir araba
ariyorum" dedi...
"Biraz beklersen ayni dolmusa binebiliriz" dedim. " oraya gldigimizde
size haber veririm".....
yagmura
aldiris etmiyor, ezilmis haline ragmen saga sola kosuyordu. yanina
sokularak:
"Hayrola teyzecigim" dedim "Bir derdiniz mi var?...Sicak bir
tebessümle,
"Buralarin yabancisiyim evladim. Hastane tarafina gidecek bir araba
ariyorum" dedi...
"Biraz beklersen ayni dolmusa binebiliriz" dedim. " oraya gldigimizde
size haber veririm".....
Etiket Etiketlenmemiş
Neden Ağlıyorsunuz.......?
Azrail her eve günde üç defa bakar. Bu evlerden rızkını tamamlayan ve hayatının günlerini bitiren kimsenin canını alır. Evdeki ailenin diğer fertleri feryat ve figan ederek ağlarlar. Azrail kapıya kollarını gerer ve şöyle der: Neden ağlıyorsunuz? Ben bunun rızkını yemedim, ömrünü de kesmedim. Ömrü sona erdi, rızkı tükendi. Bende canını aldım. Boş yere ağlamayın, ben buraya devamlı gelecek ve hiç birinizi burada bırakmayacağım. Hasan-ı Basri sözlerine...
Azrail her eve günde üç defa bakar. Bu evlerden rızkını tamamlayan ve hayatının günlerini bitiren kimsenin canını alır. Evdeki ailenin diğer fertleri feryat ve figan ederek ağlarlar. Azrail kapıya kollarını gerer ve şöyle der: Neden ağlıyorsunuz? Ben bunun rızkını yemedim, ömrünü de kesmedim. Ömrü sona erdi, rızkı tükendi. Bende canını aldım. Boş yere ağlamayın, ben buraya devamlı gelecek ve hiç birinizi burada bırakmayacağım. Hasan-ı Basri sözlerine...
Etiket Etiketlenmemiş
Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.
Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen...
Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen...
Yeni Yorumlar
ben 2 aralık ta kısa...
çok Güzel Yazmışsınız...










